LOKAL SOFRA

alt

Yemeğin tarihçesine meraklı olanlar gastronomi kavramının aslında dünya tarihinden bağımsız düşünülemeyeceğini bilir. Bugünkü konuğumuz gazpacho tam anlamıyla glokal, tam anlamıyla tarih kokan bir lezzet.

İspanyollara dair iki şeyi çok severim. Birincisi mutfakları, ikincisi de dertsiz tasasız karakterleri. Orada yaşadığım dönemlerde yeme içme alışkanlıkarına uyum sağlamam zaman almıştı ama bir kere alışınca müptelası olmuştum o sofraların. 

İspanya'da hayat yemek üstüne kuruludur diyebilirim size. Bu özellikleri ile aslında bizden çok da farklı değiller. Yalnız onlar bizim gibi bir oturuşta hızlıca yemek yerine, azar azar ve sık sık yemeyi tercih edenlerden. Tapas kültürünün oluşmasının sebebi de bu zaten. Tapas İspanyolca bir kelime olan "tapa" dan türemiş. "Tapa"nın kelime anlamı ise kapak. İspanya sineği ile meşhur bir memleket. Zamanında insanlar içkilerini içerken içine sinek düşmesin diye bir dilim ekmek alır, bardaklarını o ekmekle kapatırmış. Zamanla bu ekmek dilimleri içki ile servis edilmeye başlanmış. O ekmekler muhtemelen önce kızartılmış (geç bayatlasınlar diye) ve üzerlerine zeytinyağı sürülmüş. Gel zaman git zaman üstüne peynir, deniz ürünleri, domates, fesleğen derken yavaş yavaş tapas kültürü oluşmaya başlamış. Günümüz İspanya'sında tapas olmayan bir bar, tapassız bir içki düşünülemez bile. 

Gazpacho ise günümüzde tapas ya da başlangıç niyetine içilebilen ama İspanyol dostlarıma göre özü Romalılara dek giden bir soğuk çorba. Her ne kadar Roma ismi telaffuz edilse de, Gazpacho günümüzdeki halini Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfettiği 15. yy'dan sonra almış olmalı. O vakitten önce Avrupa Kıtası'nda domates bulmak ne mümkün. Romalıların başlattığı bir geleneği Endülüsler devam ettiriyor ve imparatorluk zamanına taşıyor. Buyrun tek bardakta dünya tarihi :)

Yurtdışında gazpachonun marketlerde satılan versiyonları mevcut. Sakın denemeyin bile; bu güzelim tattan soğumanızı istemem. İçindeki asit tadı o kadar kesif olur ki domatesli sirke içtiğinizi zannedebilirsiniz. Tam bu sıcak yaz günlerinde içinizi buz gibi yapacak kolay mı kolay, ev yapımı bir gazpacho; üstelik tarif bundan sonra sıklıkla adını duyacağınız sevgili dostum, has be has Endülüslü Rafi'den. Kemal ve Gülten'in yüklenip getirdikleri o güzel bahçe domatesleri olmasa bu kadar lezzetli olmazlardı ama.

Malzemeler

  • 4 ya da 5 adet kıpkırmızı sulu domates
  • 1 kırmızı soğan
  • 2 küçük boy salatalık
  • 2 iri diş ya da üç normal diş sarımsak
  • 2 dilim, kenarları alınmış bayat beyaz ekmek
  • 3 çorba kaşığı beyaz ya da kırmızı şarap sirkesi
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 tatlı yeşil köy biberi, 1 adet kapya biber de olur
  • İsteğe bağlı olarak acı (ben bir avuç jalepeno biberi turşusu kullandım; siz 1 adet tazesini ya da herhangi bir taze acı biberi kullanabilirsiniz)
  • İsteğe bağlı olarak fesleğen
  • Tuz, taze çekilmiş karabiber

Yapılışı

  • Ekmek dilimlerini biraz su ile 15 dk. kadar yumuşatın. Sonra sularını güzelce sıkıp mutfak robotuna koyun
  • Domateslerin alt kısmına keskin bir bıçakla + işareti yapın
  • Domatesleri kaynar suya sokup, iki üç dakika haşlayıp, buzlu suya alın
  • Kabuklarını kolayca soyun ve kabaca doğrayıp mutfak robotuna alın
  • Bazıları domatesin çekirdeklerini çıkarıyor ağza gelmesin diye; ama ben çıkarmıyorum. Rafi de çıkarmıyor :)
  • Soğan, salatalık ve sarımsağın kabuklarını soyup kabaca doğrayın ve robota ekleyin
  • Biberi, sirkeyi, zeytinyağını, tuz ve karabiberi, jalepeno turşularını da robota ekleyin
  • Tüm malzemeyi pürüzsüz bir karışım elde edene dek karıştırın
  • Servis etmeden önce mutlaka en az iki saat dolapta bekletin
  • Buz kalıpları ile birlikte, üzerini fesleğenle süsleyip servis edebilirsiniz

Afiyet olsun,

Sevgiler

Yorumlar (0)

Yorum ekleyin

ads